Jüpiter’in  yeni  uyduları…!  (New satellites for Jupiter…!)

 

Yeni  uydular.

(Kaynak: NASA/JPL-Caltech/SSI/skyandtelescope.com)

Kelly Beatty  tarafından “skyandtelescope.com”da  (ve  başka  haber  sitelerinde)  6  Haziran  2017  tarihinde  yayımlanan  bir  habere  göre, Jüpiterin  iki  yeni  uydusu  keşfedildi…!

Boyları iki  kilometreden  daha  küçük  olan  bu  yeni  uydularla Jüpiterin  yörüngesinde  dolanan  uydularının  sayısı altmışdokuza  ulaştı…

Gerek Voyager,  Cassini  araçlarıyla  gerçekleştirilen  “yerinden  gözlemler”  ve  gerekse  geliştirilen  teleskoplarla  gerçekleştirilen  gözlemlerle, Güneş  Sistemindeki   gezegenlerin  uydularının  belirlenmesinde  büyük  bir  artış  sağlandı… Jüpiterin,  bugün  sayısı  altmışdokuza  ulaşan  uydularından  sadece kırkaltısı 2000-2003  döneminde  belirlendi…!

Son olarak  belirlenen  ve S/2016 J 1   ile  S/2017 J1  olarak  kataloklanan bu  küçük  uydular  bir  anlamda, “tesadüfen”  belirlenmiş… “Gezegen X”  gibi,  Güneş  Sisteminin  uzak  bölgelerinde  gezegen  araştıran  astronomların  “ağına” (teleskop  ekranına !) bu  küçük  cisimler  takılıvermiş…  Bu  keşifler, Şili’deki 6.5-metrelik  Magellan-Baade Teleskobuyla  gerçekleştirilmiş…  S/2016 J 1’in  yörüngede  dolanım  periyodunun 1.65  yıl  kadar  olduğu  hesaplanmış… S/2017 J 1’in  yörüngede  dolanma  periyodu  ise  2.01 yıl…

Bu  yeni  keşfedilenler  de  dahil  olmak  üzere, Jüpiterin  uydularının  büyük  bir  kısmı “ters “ (retrograde)  yörüngelerde  dolanmakta  !  Kısaca,  gezegenin  dönme  yönü  ile uyduların  dolanma  yönü  birbirine zıt  yönde…Bu  durum,  bu  uyduların (moonlet)  yörünge  düzlemlerinin  Jüpiterin  dolanma  düzlemiyle  yaptığı  büyük  açılar  da  dikkate  alındığında, Jüpiterden  uzaktaki  ortamlarda  ortaya  çıkan  bu  gök  cisimlerinin daha  sonraki  tarihlerde  Jüpiter  tarafından  yakalandığı (yörüngeye  hapsedildiği) anlaşılıyor… Araştırmacılar,  bu  durumun  tersine  olarak, Jüpiter  tarafından  yakalanmış  bazı  uyduların,  zamanla, Jüpiterin  kütleçekiminden  kurtularak, uzayın  derinliklerinde  kaybolabildiğini  ileri  sürüyor…!

Uydu  yörüngeleri.

(Kaynak: skyandtelescope.com)

Kırk  yıl  kadar  önce,  bir  gezegenin yeni  bir  uydusunun  keşfi  astronomi  dünyasında ve  uzay  meraklıları  arasında  büyük  bir  heyecana  sebep  olurdu… Bu  durum  bugün  neredeyse  sıradan  bir  haber  halini  aldı…

Bunun  önemli  bir  sebebi, gezegenlerin (hatta asteroidlerin  bile…) uydulara  sahip  olmasının olağan / sıradan  bir  durum  olduğunun  anlaşılması… Bir  gezegen  ne  kadar  büyük  bir  kütleye  sahip  olursa  o  kadar  çok  sayıda  uydusu  da  mevcut  oluyor… Bu  uyduların / uyducukların  sayısı sonsuza  kadar  uzanabilmekte… Satürn, bu  duruma  bir  örnek…  Şüphesiz,  bunun  istisnaları  da  mevcut… Örnek  olarak, Dünya…Mars… Dünyanın,  gerçek  anlamda  ikinci  bir  uydusunun  varlığı  henüz  doğrulanamadı… Marsın  sadece  iki  uydusu  mevcut… Venüsün  ve  Merkürün   uydusu  yok…

Anlaşıldığı  kadarıyla, gezegenlerin uydulara  sahip  olmaları Güneş  Sistemindeki  konumlarıyla  da  ilgili… Bulundukları  ortam,  bir  kısmının  uydu  edinmesine (uydularını  elinde  tutmasına)  olanak  vermiyor…Geçmişte, bu  gök  cisimleri  ile bugün  varolmayan  diğer  gök  cisimleri arasındaki  çarpışmalar  da,  uyduların  varolmasında veya sayılarının  belirlenmesinde  başka  bir  faktör  olarak  görünüyor…

 

Yararlanılan Kaynaklar:

http://www.skyandtelescope.com/astronomy-news/two-new-satellites-for-jupiter/

https://lightsinthedark.com/2017/06/13/two-new-moons-found-around-jupiter/

 

 

Dünya  atmosferindeki  “Xenon”  gazı  nereden  geldi…? ( Where  did  Xenon  gas come from…?)

SONY DSC

Xenon  ışığı.

Bu sorunun  cevabı, spacedaily.com’da,  12 Haziran 2017  tarihinde  yayımlanan  bir  yazıda  verildi…

Xenon  (54Xe), en  ağır  “soy”  gaz… Dokuz  izotobu  mevcut… (Bir  elementin  izotobu, atom  çekirdeğine  ilave  nötronların  eklenmesiyle  oluşmakta…)

Bu  haberde  duyurulan  yeni bir  araştırmaya  göre, atmosferdeki Xenon’un yüzdeyirmiikisi  kuyrukluyıldızlar  tarafından sağlanmış  görünüyor…!  Bu habere  göre,  bu  yeni  araştırma onlarca  yıldır açıklanamayan  bir  konuya  ışık  tutmuş  oldu…

Avrupa  Uzay  Ajansı ESA’nın  Rosetta  aracının  kuyrukluyıldız  67P/C-G’den (67P/Churyumov-Gerasimenko), 2016  yılı  içinde  topladığı  spektrometre  verisinin analizinden,  bu  gök  cisminden  uzaya Xenon  gazının  da yayılmakta  olduğu  belirlenmişti… Bu  gazın, Güneş  Sisteminin oluşumundan  önceki dönemde, ortamda  mevcut  olan  buzun  içine  hapsedilmiş  olmalıydı…!

Diğer  önemli  bir  bulgu  ise, bu  gazın  izotopik  yapısının  Dünya  atmosferindekiyle  benzerlik  göstermesiydi… Araştırmacıların  gerçekleştirdiği analizlere  göre, Dünya  atmosferinde  var  olan bu  gazın  yüzdeyirmiikisinin  kuyruklu  yıldızlardan  gelmiş  olması  olası…!

Xenon, elektrik  alanı  uygulandığında mavi  ışık  saçan, renksiz  bir  gaz… Bu  gaz  1898’de, William Ramsay ve  Morris Travers  tarafından  keşfedildi… Bu  kimyacılar Kripton  ve  Neon’u  da  keşfedenler…! Dünya  atmosferinde  çok  az  miktarda (onbir  milyon  parçada   bir  parça  oranında…)  mevcut… Reaktif  olmayan  bu  gaz, birkaç  kimyasal  reaksiyona  da  girebilmekte…  ” Xenon hexafluoroplatinate ”  soy  gazdan  ilk  defa sentezlenen  bir  bileşik…

Xenon  gazı  fotoğraf  makinalarının flaş  ampullerinde ve anestezide kullanıldı…  Bu  gaz,  son  dönemde, Zayıf  Etkileşen Büyük  Kütleli  parçacıkların (WIMP) araştırılmasında  ve uzay  araçlarının  (Dawn,…)  iyon  motorlarında  itici  yakıt  olarak  kullanıldı…

Atmosferde doğal  olarak  varolan   Xenon’un sekiz  kararlı, kırktan  fazla  da kararsız   izotobu  mevcut…

Xenon, havanın  oksijen  ve nitrojene  ayrıştırılma  sürecinde,  yan  ürün  olarak  ortaya  çıkmakta…

Bilim  insanları, yıldızların  içindeki çekirdek  sentezlerinin Xenon üretmediğini  düşünüyor… Ancak, süpernova  ve nova  patlamalarında,  kızıl  dev  yıldızlarda  gerçekleşen  “yavaş-nötron  yakalama  prosesi”nde  (the slow neutron capture process; s-process)  Xenon  üretilir…

 

Yararlanılan  Kaynaklar:

https://www.wikiwand.com/en/Xenon