TU-154M kazasında, gerçekte, ne oldu…? ( What caused to TU-154M accident…?)

10  Nisan  2010’da, aralarında  Polonya  Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski’nin de bulunduğu 96  kişi,  Rusya’nın Smolensk North  Askeri  Havaalanı yakınlarında meydana gelen   TU-154M uçak kazasında  hayatını  kaybetmişti…

Meydana  gelen  bu  kazanın  incelemesi,  Polonya ve  Rusya’nın,  kökü  İkinci  Dünya  Savaşına  kadar  uzanan  “özel”  ilişkilerinin  de  (psikolojik)  etkisi  altında,  zorlu  bir  süreç  olarak  gerçekleştirildi…

Burada,  bir  hususu  daha  belirtmek  gerek…: Polonya  Heyeti  Rusya’ya  bir  “anma  töreni”  için  gitmekteydi… İştirak  edilecek  tören,  yukarıda  belirttiğimiz  sebepten  dolayı, gerek  misafiri  ve  gerekse  ev  sahibini   biraz  “geren”  bir  törendi…!

Normal  şartlarda  “küllenmiş”  olan  bu  kazayı  tekrar  gündeme  getirmemizin  sebebi, bu  kazayla  ilgili  olarak, bugünkü  basında  yer  alan bazı  beyanlar…!

Polonya’nın  eski  Savunma  Bakanı, kazanın  yıldönümü  vesilesiyle  yaptığı  açıklamada,  bu  kazada, uçağın  yere  çarpmasından  önce,  uçakta  bir  patlamanın  meydana  geldiğini, yolcuların / mürettebatın  bu  patlama  sebebiyle   hayatını  kaybettiğini  iddia  etmiş…!  Bu boyutta  bir  “patlama”  iddiası   ileri  sürüldüğünde,  haliyle,  akla  ilk  olarak “sabotaj”  gelmekte…

Bu  noktada,  bir  hususu  daha  belirtmek  uygun  olacak…: Özellikle, siyasi  kişilerin  hayatını  kaybettiği  bazı  uçak  kazaları  üzerine “komplo  teorileri”  yıllarca  sürdürülebilmekte… Benzer  durum / tavır  ülkemiz  için  de  sözkonusu…!  Mart 2009’da  meydana  gelen  ve bir  siyasi şahsiyetin  de  hayatını  kaybettiği  helikopter  kazası, benzer  şekilde,  “ısıtılıp  ısıtılıp”  gündeme  getirilmekte…

*

Esas  konuya  dönersek…

Bu  kazayı  inceleyen  Devlet  Ulusal  Havacılık  Kazaları  İnceleme  Komitesinin (Polonya)  internetten erişilebilen  İnceleme  Raporuna  göre, meydana  gelen  bu  kazaya  yönelik  belirlediği  süreç  ve  bulgular  aşağıda  özetlendi…:

  • Öncelikle belirtmek  gerekir, hazırlanan 300+  sayfa  rapor  oldukça  kapsamlı  ve  “ince / detaylı  işçilik”  olarak  göründü… Uçuş  Eğitimi  veren  Kurumlarda  (Kaliteli  inceleme  nasıl  yapılır…öğretimi için)  ders  olarak  okutulacak  .. !
  • Uçağın iniş  yapacağı  havaalanı  civarında   sis mevcut… Görüş 400  metre  ..Bulut  alt  tavanı 50  metreden az…; uçağın iniş  yapabilmesi  için  uygun  olmayan  bir  ortam…!
  • Bir Yak-40  bu  havaalanı  pistine,  bir  saat  kadar  önce, iniş  yapmış…Ancak, daha  sonra,  iniş  yapmaya  çalışan  bir  İl-72  uçağı  iki  defa  pas  geçmek  durumunda  kalmış…!
  • Kaptan Pilot, durumun  farkında… Herşeye  rağmen,  bir  iniş  denemesi  yapmayı, başarılı  olunamazsa, yarım  saat  kadar  tur  atıp,  başka  bir  hava  meydanına  yönelmeyi  planlıyor…
  • İnişe başlandığında, Hava  Trafik  Kontrolu (ATC), Pilotlara, 100  metreye  alçalındığında  Pas  Geçmek (İnişten  Vazgeçmek)  için  hazırlıklı  olmalarını tavsiye ediyor ..!
  • ATC, alçalışın ve  piste  yaklaşmanın  devamında  da, uçağın  piste  göre  pozisyonunu, mesafesini  ve  yüksekliğini beyan  ederek, onaylıyor…
  • Uçak, alçalışını sürdürürken, “Dikkat, arazi  ileride” (Terrain  Ahead) ikaz  (sesli) mesajı  kokpitte  duyuluyor …!
  • Bir süre  sonra,  Kaptan  Pilot  WBE-SWS  (sayısal  basınç  altimetresi)  altimetresini standart  basınç  değerine  ayarlıyor…
  • Bu müdahale  TAWS (Terrain  Awareness Warning  System) sisteminin  hatalı  veri  almasına (girilmesine) sebep  ..! Sistem  uçağı,  olduğundan  daha  yüksekteymiş  gibi  algılayarak, hata  mesajı  veriyor…
  • Bu  esnada  uçak, saniyede  sekiz  metrelik  alçalma  hızıyla  ve  310  kilometre  uçuş  hızıyla  piste  yaklaşmakta…
  • Uçak, piste 6  kilometre  uzakta, süzülüş  hattının 60  metre  üstünde  ve pist  hizasının 130  metre  solundayken, ATC, uçağın  mesafe  ve  pozisyonun  iniş  için  uygun  olduğunu  onaylıyor…! (Yani, hata / aksaklık bildirimi  yapmıyor…)
  • ATC, bir  sonraki  teyidi   uçak  5  kilometre  uzaklıkta, süzülüş hattının 35  metre  yukarısında  ve pistin  100  metre  solundayken  yapıyor…
  • Uçak, pistbaşından (threshold) 3  kilometre  uzakta, piste  göre 180  metre  yukarıda iken  TAWS  Sistemi  tekrar  ikazda  .. (Burada  ifade  edilen  yükseklik, uçağın  sistemlerinin  gösterdiği  yükseklik…Uçağın  araziye  göre  gerçek  yüksekliği  değil…!)
  • Uçak, Piste 1.7 kilometre  mesafede, yerden 91  metre  yukarıda  iken, Kaptan  Pilot  “Pas  Geçme”  beyanında bulunuyor …
  • Uçak, piste 1538  metre  uzaklıkta,   yerden  66  metre  yukarıda ve  hızı saatte  277  kilometre  iken,  Radyo  Altimetrede  ayarlanan (set  edilen) değere  ulaşıldığı  ikazı  alınıyor…
  • Uçak, piste 1459  metre mesafede, pist  yüksekliğinin  14  metre  yukarısında,  süzülme  hattının 70  metre  altında  ve  pistin  solundayken, Kuleden  “Düz  Uçuşa  Geç”, “Yüksekliğini  Kontrol  Et”  ikazı  alınıyor…!
  • Kaptan Pilot  derhal  “Pas  Geçme”  işlemini  başlatıyor… Ancak, ataleti  sebebiyle  uçak  alçalmaya  devam ediyor …
  • Uçak, pistbaşına 1099  metre  mesafede  ve  pist  yüksekliğinin  (yere  göre)  beş  metre  altındayken (arazi  eğitmi  sebebiyle) , arazideki  ağaçlara (yere  göre  10  metre  yukarıdan)  çarpıyor…Ancak,  hasar  almıyor…!
  • Uçak uçuşunu 244  metre  daha  sürdürüyor…! Bu sırada  uçak  yavaşça  yükselse  de, arazinin  de  yükselmesi  sebebiyle, yere  göre  yüksekliği dört  metreye  azalıyor…30-40  cm  çapındaki  bir  ağaca  çarpınca,  kanadının  üçte  birlik  kısmı  kopuyor…!  Uçak, sola  yatıyor… (Piste  mesafe: 855  metre…)
  • Takiben de,  yere  çarpma gerçekleşiyor…

Sonuç  olarak:

İnceleme  Raporuna  göre,  bu  kazanın  ana  sebebi, ” pilotların  pisti  görebilmek  için minimum  yükseklik seviyesinin  altına  alçalmaları ve  “Pas  Geçme”  eylemini  zamanında  başlatmamaları” …

Bu  rapordan  anlaşıldığı  kadarıyla, Rus  Askeri  Hava  Meydanı  yakınındaki  hava  sahasını  denetleyen / izleyen  Hava  Trafik  Kontrolları  da, bu  kazanın  meydana  gelmesinde,  pilotlara  doğru  bilgiyi  zamanında  vermeyerek,  katkıda  bulunmuş  görünüyor…

Rapordan  anlaşılan  bir  başka  husus, TU-154M  uçağının  bu  askeri Hava  Alanına  inişinin  planlanmasının  hatalı  bir  karar  olması…

Çok  büyük  emek  harcanarak  hazırlandığı  anlaşılan  bu  rapora  göre, uçakta  uçuş  esnasında  bir  “çatlama-patlama”  olmamış…! Elbette,  son  safhada, uçağın  ağaçlara  çarpmasından  sonra, iniş  takımının  yere  teması  ile,  uçağın  gövdesinde  başlayan  parçalanmayı  “havada  patlama”  olarak  adlandırmak  farklı    anlamalara  yol  açacaktır…  Bu  sebeple,  eski  Savunma  Bakanı’nın  basına  yansıyan  beyanı  bu  açıdan-biraz-amacını  aşmış  göründü…!

Kaza  İnceleme  Raporu,  “komplo  teorileri”ne  pek  açık  kapı  bırakmayan  bir  rapor…!

 

Yararlanılan  Kaynaklar:

http://www.smolenskcrashnews.com/reports/polish/polish_final_report.pdf