Breh…breh…!  ( This  is  way too much…!)

Yere  çarpma  öncesi  uçuş.

Havacılıkta  kalite  sanılandan  çok  daha  mı  düşük…?

Aşağıdaki  kazada  bunu  sorgulayacağız…

Son  uçak  kazası  12 Mart 2018  tarihinde Nepal’in  başkenti Kathmandu    yakınındaki  Tribhuvan Uluslararası  Havaalanında  (Tribhuvan  International  Airport ) meydana   geldi…

US-Banghla  Firmasına  ait, DH8D-400   tipi  bir  yolcu  uçağı  (Uçuş  No.: BS-211), pistin  yakınına,  akıllara  durgunluk  verecek  şekilde,   düştü…!

Simon  Hradecky’in   avherald.com’daki  12  Mart  2018  tarihinde  yayımlanan  ve  takiben  güncellenen  haberinde, Dhaka (Bangladesh)’dan  Kathmandu’ya  gelmekte  olan  uçağın içinde  bulunan   yolcu  ve  uçuş  ekibinden   ellisi  bu  kazada  hayatını  kaybetti…!  onsekiz  kişi  kurtuldu…Uçağın  pilotları  da  hayatını  kaybedenlerin  arasındaydı…

Kazadan  sonra,  pilotların  Uçuş  Kulesindeki  görevlilerle  yaptığı  konuşmalar (You  Tube’de  mevcut) dinlendiğinde, bu  kazanın  meydana  gelmesi  için  sanki, herkes  elinden  geleni  yapmış  görünmekte…!

Daha  ileri  gitmeden  belirtelim. Kazanın  meydana  geldiği  sırada  havaalanı  civarındaki  hava  biraz  sisli… Pilotların  pisti  görebilmeleri  için,   havaalanına  epey  yaklaşmaları  gerekmiş…

Bir  başka  husus,   pistbaşı  numaraları… “02”  ve “20”… Pist (Pistbaşı)  numaraları  inecek  uçağın / pistin  kuzey  yönüyle  yapacağı  açıyı  gösterir…  Kısaca, tam  kuzeye  bakan  pistin  numarası “0”  veya “360”dır.  Sayıyı  küçültmek  için, son  basamak  atılarak, ilk  iki  basamak  kullanılır… Yani, “360”  yerine  “36”… (İnişe  göre,  pist  istikameti  tam  kuzeye  yönelmiş…demek…)

Meydana  gelen  bu  kaza  üzerine  kaynak  sitedeki  habere  yorum  yazan  bazlı  havacılık  meraklıları, pistlere  verilen  bu  numaraların, zaman  zaman  iletişim  güçlüğüne  sebep  olduğunu,  bu  sebeple,  02 / 20,  13 / 31,…  gibi  numaralandırmaların  kullanılmaması  gerektiğini  ifade  etmiş…

Pilotlar,  muhtemelen, “02”  numaralı  olarak  değerlendirerek,  “20”  numaralı  pistbaşını  sağdan  karşılamak  için,  sola manevra  yapıyor… Bu  durum, “02”  numaralı  pistbaşına  yaklaşmakta  olan diğer  uçak “Buddha”  için  bir risk  oluşturuyor…

Bu  durumu  izleyen  Kule,  Dash8’e, pistin  sağında kalarak  uçuşunu  sürdürmesini, “20”  numaralı  piste (pistbaşına)  iniş  yapmamasını  ikaz  ediyor…!

Önceki  uçak  olan  “Buddha”nın  inişini  takiben  Kule, Dash8’e “20”  numaralı  piste (pist  numarasını, muhtemelen  hatalı  söyleyerek) iniş  izni  veriyor…! Pilotun  “pisti  göremediğini  beyanı”  üzerine  Kule, iniş  iznini pist “02”  olarak değiştiriyor… (Pist “02”nin  inişlerde  sıkça  kullanılan  yön  olduğu  anlaşılıyor…)

Pilotlar, takiben, “02”  numaralı  pistbaşını  gördüğünü  beyan  ediyor… Ancak, gerçekte  neyi  gördüğü  hususu  biraz karanlık….; pisti  çapraz  kesen  servis  yolunu  görmüş  olmaları  olası… (Havaalanını  bilenler  bu  servis  yolunun  neredeyse  bir  pist  kadar  geniş  olduğunu  söylüyor…!  Yine  de,  başında  ve  sonunda  tesisler/park  etmiş  uçaklar  bulunan,  nisbeten,  kısa  bir  yol…)

Bu  konuşmadan  hemen  sonra  da  uçak  pistle  servis  yolu  arasında  kalan  bölgede  yere  çarpıyor…!

You  Tube’de  mevcut  olan  Pilot-Kule  konuşma  kaydı  dinlendiğinde,   öncelikle  Uçuş  Kulesinde  görev  yapan  ve  konuşmalara  sonradan  dahil  olan bir  görevlinin  pist  numaralarını  sıkça  karıştırdığı  anlaşılıyor…!

Buna,  Kule  ile  iletişimde  sonradan  giren   Kaptan  Pilotun   fazla  rehavet  içindeki  konuşmaları, pist (pistbaşı)  numaralarını  onun  da  karıştırıyor  görünmesi…  olayın  vehametini  daha  da  arttırmış…!

Meydana  gelen  bu  kazadan  sonra  açıklama  yapan  Havayolu  Firması,   pilotunun  bu  havaalanına  iniş  konusunda  yeterince  tecrübeli  olduğunu  beyan  etmiş…  Uçuş (iniş)  kayıtlarına  bakılırsa,  bu  iddia (mehtemelen)  doğrulanacaktır… Ancak, yaşanan  olay hiç  de  bu  durumu  doğrulamıyor…! Çok  iniş  yapmak  çok  usta  olmayı  sağlamamış…!  Bırakın  piste  ters  yönde  inmeyi,  pilotlar  piste  inmeyi  başaramadı…!

Bu noktada  pistin  durumunu  biraz  yakından  tekrar  bakmak  gerek… Uçağın  son  bir  dakikalık  uçuş  rotasına  bakılırsa, pilotlar,  adeta,  piste  değil,  ana  pisti  çapraz  kesen  “servis  yolu”na  inmeye  kalkmış…!

Bu  kazaya  katkıda  bulunmuş  gibi  görünen  bir  başka  husus,  bu  uçağa  iniş  izni  verildiği  anda, öndeki  başka  bir  uçağın  iniş  yapmakta  olması… Ayrıca,  bu  uçağın  (mesafe  olarak) hemen  arkasında  olan  bir üçüncü  uçağın  da,  iniş  izni  için  Kuleyle  konuşma  yapmaya  başlaması… (Şüphesiz  pilotlar,  “peşpeşe  inişlere”  yeterince  alışık  olmalıydı…!)

Bu  noktada, gerek  Kuledeki görevlinin  ve  gerekse pilotların  dikkatleri  biraz  dağılmış  görünüyor…

Telsiz  konuşmalarında  dikkatimizi  çeken  bir  başka  husus, Kuledeki  görevlinin  İngilizceyi, kaçınılamaz  olarak,  aksanlı  konuşması… Bu  konuşmasını  gereksiz  bir  şekilde   hızlı  yapınca, pilotlarla  iletişimi  daha  da  zorlaşmış  görünüyor…!

Kule  konuşma  kaydından  anlaşıldığı  kadarıyla,  Kule  görevlisi,  uçak  yakına  gelene  kadar, yaklaşmakta  olan  uçağı  göremiyor… Bunda  sisin  etkisinin  olduğu  muhakkak… Yine  de,  uçağı  görmek  için  yeterli  gayreti  göstermemiş  de  olabilir…

Şüphesiz,  Kaza  İnceleme  Heyeti  bu  kazanın  nasıl  meydana  geldiğini  ve bu  kazaya   nelerin  katkıda  bulunduğunu, Uçuş  Veri  Kaydedicileri  ve  Kule  Konuşma  kaydını  da detaylı  inceledikten  sonra,  çok  daha  sağlıklı  olarak  belirleyecektir… Bu  kayıt  cihazları  enkazdan  bulunmuş…

Yine  de, bu  uçağın  yaklaşmasını  yeteri  kadar  yakından  izlemediğini  değerlendirdiğimiz  Kule  personelinin,  biraz  da  geç  kalarak  verdiği  “tartışmaya  açık”    “sola  dön”  talimatının pilotların  yaşadığı  “kafa  karışıklığı”nı  daha  da  derinleştirdiği  düşüncesindeyiz…

Neticede,  uçak,  önünde  bir  pist  mevcut  olmadan… alçalmayı  sürdürüyor…!

 

 

Yararlanılan  Kaynaklar:

http://avherald.com/h?article=4b5fa1cb&opt=2048