Kuyruklu yıldızlar nasıl doğar …? (How comets are born…?)

churyumov-gerasimenkoKuyrukluyıldız  67P/C-G 

(Kaynak: ESA/Rosetta/NavCam/spacedaily.com)

Bu  sorunun  cevabı  spacedaily.com’da 29 Temmuz  2016  tarihinde  yayımlanan  bir  yazıda  açıklandı…

Rosetta  aracının topladığı  verinin  detaylı analizinden kuyruklu  yıldızların Güneş  Sistemi  oluşumunun erken döneminden günümüze  kadar  gelen  gök  cisimleri  olduğu  anlaşıldı… Yani…kuyruklu  yıldızlar, Güneş  Sisteminin   sonraki  döneminde birbiriyle  çarpışan cisimlerin  kalıntıları  değil…

Alternatif  bir  hipoteze  göre  bu  gök  cisimleri, buzlu-Neptün  ötesi (Trans –Neptunian)  objeler  gibi, yaşlı  gövdelerin  çarpışması sonucu  ortaya  çıkmıştı…

Rosetta  aracı, kuyruklu  yıldız   “67P/Churyumov-Gerasimenko”nun  yörüngesinde  gerçekleştirdiği  iki  yıllık araştırmadan  sonra,   bu  gök  cisminin düşük  yoğunluklu, yüksek  gözenekli, çok  katmanlı  ve  iki başlı  bir  gök  cismi  olduğunu  belirledi…

İç  yapısının  çok  gözenekli  olması, büyümesinin şiddetli  çarpışma  yaşamadan  gerçekleştiğini  göstermekte…

Daha  önceki  araştırmalarda,  bu   gök  cismini  oluşturan  parçaların  başlangıçta  ayrı  iken, benzer  süreçler  yaşamış  bu  parçaların, düşük  hızlı  bir  çarpışma  sonunda  birleşerek 67P/C-G’yi  oluşturdukları  sonucuna  varılmıştı…

JPL’de   (Jet Propulsion Laboratory, California Institute of Technology in Pasadena-USA)   çalışan  ve  bu  çalışmaya  öncülük  eden Bjorn Davidsson başlanlığındaki araştırmacılar,  spektral  analizlerden, suyun  bu  gök  cisminin  yüzeyinde  önemli  bir  şekil  değişimine  sebep  olmadığını  belirledi…Yapılan  analizlerde  ayrıca,  bu  gök  cisminin karbon  monoksit,  oksijen, nitrojen  ve  argonca  zengin  olduğu  belirlendi…

Bu  bulgu  kuyruklu  yıldızların çok  soğuk  ortamlarda  oluştuğunu  ve  yaşamlarının  büyük  bölümünde önemli  bir  sıcaklık  değişimine  maruz  kalmadıklarını; bu  uçucu  gazları  çok  uzun  bir  zaman  periyodunda  topladıklarını   göstermekte…

Büyük  boyutlu TNO’lar kısa  süre  yaşamış  radyoaktif  maddeler  tarafından  ısıtılmış olarak  görünürken, bı  kısa-süreli  ısınma  kuyruklu  yıldızlarda gözlenmeyerek  bir  paradoks  oluşturmakta…

Bjorn  ve  araştırma  arkadaşlarına  göre, Güneş  Sistemi  oluşumunun  ilk  bir  milyon  yıllık döneminde bugünkünden  daha  büyük  miktarda TNO topluluğu  oluştu…Türbulanslı  gaz  akımları onların  boylarını  400  kilometreye  kadar kısa  sürede  ulaştırdı…

İlk üç  milyon  yıllık  dönemde, Güneş  Sistemi bulutsusundaki  gaz gözden  kayboldu  ve  ortada  sadece katı  kütleler  kaldı… Takibeden 400  milyon  yıllık  sürede  ise, TNO’lar yavaş  yavaş, tabakalar  halinde  daha  fazla malzeme  topladı…Bunların  içindeki  buzlar  eridi, tekrar katılaştı…Bazı TNO’lar Plüton, Triton  boyutlarına  ulaştı…

Araştırmacılara  göre, kuyruklu  yıldızlar  farklı  bir  yol  izledi… TNO’ların başlangıçtaki  hızlı  büyüme  periyodundan  sonra, Güneş  Sistemi  Bulutsusunun  dış  bölgesindeki soğuk  ortamda  bulunan  buzlu tanecikler düşük  hızla  birleşmeye  başladılar… Güneş  Sistemi  Bulutsusundaki  gaz kayboluncaya  kadar, bu tanecikler çapı  beş  kilometreye  kadar  ulaşan kuyruklu  yıldızlara  dönüştüler… Maddenin  bu  şekilde  düşük  hızla  birleşmesi kuyruklu  yıldız  yapısının düşük  yoğunluklu  ve  kırılgan  bir  yapıda oluşmasına  sebep  oldu…

Bu  yavaş  büyüme, kuyruklu  yıldızların çok  eski ve  uçucu  gaz açısından  zengin maddeyi Güneş  Sistemi Bulutsusundan  biriktirmesini  sağladı…Biriken  bu  madde içindeki radyoaktif  bozunmanın ürettiği enerjiyi,  iç  ısıyı fazla  yükseltemeden salabilmesini  mümkün  kıldı…

Daha  büyük  TNO’lar  kuyruklu  yıldızların  oluşumunda daha  da  büyük paya sahip  oldu…Kuyruklu  yıldız  yörüngelerini karıştırarak, takibeden  25 milyon  yılda, kuyruklu  yıldızların  dış  tabakalarında  daha  hızlı  ve  daha  fazla  madde toplanmasını  sağladılar…

Bu  yörünge  karışması birkaç  kilometre  boyundaki  objelerin birbirleriyle  yavaş  çarpışmalarla  birleşmesini sağladı…  Böylece, iki başlı (loblu) kuyrukluyıldızlar  oluşmaya  başladı…

Bjorn’a  göre,  kuyruklu  yıldızlar çarpışan kütleler karakteristiklerini  göstermemekte…Bunlar TNO’ların  gölgesinde, sakin  bir  ortamda  büyüyen  ve 4.6  milyar  yıldır  önemli  bir  hasar  almadan bugünlere  ulaşmış  gök  cisimleri…

  

 

 

Yararlanılan  Kaynak:

http://www.spacedaily.com/reports/How_comets_are_born_999.html

Bir Yanıt Bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s