Evrendeki tek canlılar mıyız ? (Are we alone in the universe…?)

 Galaxy-background

Başka  Dünyalar…?

(Aşağıdaki  yazı  “Universetoday.com”da  7  Mayıs  2015  tarihinde  yayımlanan,  Kurs  Gesagt  sunumundan  alınmıştır…  Bu  sunumdaki  bazı  görüşleri   paylaşmasak da, sunum  mümkün olduğu  ölçüde, olduğu  gibi  aktarılmıştır… Okuyucunun  orijinal  sunumu ayrıca  izlemesi  önerilir…)

Gözlenebilir evren  yaklaşık 90  milyar  ışık yılı  çapında… Evrende  en az  100  milyar  gökada  mevcut… Bunlardan  her  biri yüz milyar  ile  bir  trilyon adet yıldıza  ev  sahipliği  yapmakta…

Son  yılarda,  gezegenlerin  de oldukça  yaygın  olduğunu  öğrendik… Evrende  muhtemelen trilyon  kere trilyonlarca  yaşanabilir gezegen  mevcut … Yani  evrende  yaşamın  var  olması  ve  gelişmesi  için çok  sayıda  fırsat mevcut  olmalı…

Peki bu  canlılar  nerede ? Evrenin  uzay  gemileriyle  dolu  olması  gerekmiyor  mu ?

Hadi  biraz  geri  gidelim…

Eğer başka  gökadalarda  uzaylılar  olsa bile, onları  görmemizin  hiçbir yolu  yok…

Aslında  bu  gökada  komşularımıza, yani bu  “lokal  gökadalar”ın  dışındaki   gökadalarda mevcut  olabilecek  komşularımıza, hiçbir zaman  ulaşamayacağız…

Bunun  sebebi  evrenin  genişlemesi…

Ço  hızlı  uzay  gemilerimiz  mevcut  olsaydı bile, lokal grubun  dışındaki  gökadalara  ulaşmamız  milyarlarca yıl  sürerdi…Evrenin  en  boş  mekanlarında  yolculuk yapıyor olurduk… O yüzden sadece Samanyolu’na odaklanalım…

Samanyolu  bizim  gökadamız… İçinde  dörtyüzmilyar  kadar  gökada  mevcut… Yani  çok fazla  sayıda  yıldız… Dünyadaki her  bir  kum  tanesi  başına  düşecek  10 000  yıldız…!

Samanyolunda 20  milyar  adet Güneş  benzeri  yıldız var…  Tahmizimize göre, bu  yıldızların beşte  biri yaşanabilir bölgesinde   bir  gezegene  sahip…

Bu  gezegenlerin  sadece  binde  birinde  bile  yaşam  mevcut  olsaydı, Samanyolunda   bir  milyon  kadar  “yaşam  barındıran”  gezegen  mevcut  olurdu…

Bekleyin.  Dahası  var…

Samanyolu  gökadası  13  milyar  yıl yaşında…  Başlangıçta Samanyolu  yaşanabilir  bir  yer  değildi…  Çünkü, çok  sayıda patlamalar  oluyordu… Yaklaşık  bir-iki  milyar  yıl  sonra, yaşam  için  elverişli gezegenler  oluşmaya  başladı…

Dünyamız  dört milyar  yıl yaşında…Yani,  Dünyadan  önce, Samanyolunda   yaşamın  var  olabilmesi  için  muhtemelen  trilyonlarca  şans  vardı… Bunlardan  sadece  birinde, yaşam, uzayda  yolculuk  yapabilen  süper  uygarlıklar  gelişseydi, bunu  farkederdik… 

Peki,  böyle  bir  uygarlık  neye  benzerdi…?  Bununla  ilgili  üç  “uygarlık  tipi”  senaryosu  mervcut… 

“Tip 1”  uygarlık  kendi  gezegeninin  tüm  enerjisine  erişebilen  bir  uygarlıktır… Eğer  merak  ediyorsanız,  biz  bu  ölçekte  0.73  civarındayız…

Önümüzdeki  birkaç  yüzyıl içinde “ Tip  1”  uygarlık  seviyesine  ulaşacağız…

“Tip 2” uygarlık  ise,  kendi  yıldızının  tüm  enerjisini  kullanabilen  bir  uygarlıktır… Bun  yapmak  biraz  bilim  kurgu  gerektirse  de, prensipte  yapılması  mümkündür… Dyson  Küresi-Güneşi  çevreleyen  dev  bir  kompleks-gibi  fikirler  akla  yatkındır…

“Tip 3”  uygarlık, gökadasının  tüm  enerjisini kullanabilen uygarlıktır… Bu  kadar   gelişmiş  bir uygarlık  bizim  için  tanrısal  olurdu… Ama  neden  böyle  bir  uygarlık  görmek  zorunda  olalım  ki…?

Eğer  belli  sayıda  insanı  yüzbinlerce  yıl  taşıyabilecek  uzay  gemileri  inşa  edebilseydik, gökadamızı  iki milyon  yıl  içinde  kolonileştirebilirdik…  Bu  süre  kulağa  çok  uzun  gelebilir, ama  unutmayın, Samanyolu  çok büyük  bir gökadadır…

Peki,  bir  gökadayı  kolonileştirmek  birkaç  milyon  yıl  sürüyorsa, ve  Samanyolunda  yaşamı  destekleyen  milyonlarca  gezegen  varsa  ve  bu  yaşam  formları   bizden daha  önce  ortaya  çıkıp, bizim  sahip  olduğumuzdan  daha  fazla zamana  sahip oldularsa  bu  uzaylılar  nerede…?

İşte bu,  Fermi  Paradoksu… Ve,  bu  paradoksun  kesin  bir  cevabı  yok…  Ama  bazı  fikirlerimiz  var…

Hadi,  biraz filtrelerden  bahsedelim…  Burada  bahsettiğimiz filtre, yaşamın  geçmesinin  çok  zor  olduğu  bir  bariyeri  temsil  eder… Farklı  tehlike  derecelerine  sahip  filtreler  vardır…

Bir: Oldukça  önemli  ve  büyük  filtreler  var.  Ve  biz  bu  filtreleri  geçtik…  Belki,  kkarmaşık  yaşamın  gelişmesi  düşündüğümüzden  çok  daha    zordur… Yaşamın  oluşması  için  gerekli şartlar çok  karmaşık  olabilir… Belki  evren  geçmişte çok  daha  vahşi  ve  düşmancaydı, ancak  yakın  geçmişte  ortam  yatıştı  ve  bu  durum kompleks  yaşamın  yeşermesine  imkan   sağladı… Bu, bizim  eşsiz  olduğumuz  ve  evrendeki  ilk  uygarlıklardan  biri  olduğumuz  anlamına  gelebilir…

İki:  Önemli  ve  büyük  filtreler  var  ve  bu  filtreler henüz  önümüzde  olabilir… Böyle  bir  olasılık   bizim  için  bayağı  kötü  olurdu…!  Belki,  bizimle  aynı  seviyedeki  yaşam  evrenin  her  yerinde  var, ama,  önümüzdeki  belli  bir   noktaya, bu  büyük  filtrelere  ulaşınca  bu  yaşam  yok  oluyor … Mesela,  müthiş  bir gelecek  teknolojisi  var, ama  aktif  edildiğinde  gezegeni  yok  ediyor… Bu  durumda,  gelişmiş  her  uygarlığın  son  sözleri “B  aygıt  ben  tuşa  basınca  tüm  sorunlarımızı çözecek”  olurdu… Eğer  bu  doğruysa, sonumuza,  başlangıcımızdan  çok daha  yakınız  demektir… Diğer  bir  olasılık  da; tüm  evreni  izleyen  antik  bir  “Tip 3”  uygarlık  var…Ve  bir uygarlık  yeterince  gelişince, birden  yok  ediliyor… Belki  de  oralardabir  yerde, keşfetmemizin  bizim  için pek  de iyi  olmayacağı   şeyler  var…    Bunu  bilmemizin  hiç  bir yolu  yok…Ve,  son  bir  fikir :  Belki  de  evrende  yalnızız… 

Şu  anda, bizim  gezegenimizin  dışında  bir  yaşama  dair  hiç  bir  kanıtımız  yok…Hiç  bir şey…

Evren  (canlılar  açısından) boş   gözüküyor…  Kimse  bize  mesaj  göndermiyor… Kimse  bize  cevap  vermiyor…  Nemli  bir  toprak  küresine  sıkışmış, sonsuz  bir  evrendeki  tamamen  yalnız  canlılar  olabiliriz…

Bu  fikir  sizi  korkutuyor  mu…?  Eğer  korkutuyorsa  doğru  duygusal  tepkiyi  veriyorsunuz  demektir… Eğer  bu  gezegendeki  yaşamın  ölmesine  izin  verirsek, belki  evrende  yaşam tamamen, sonsuza  dek  yok  olmuş  olacak…! 

Eğer  durum  buysa, evren  son  nefesini  verip  sonsuza  dek  yok  olana  kadar, narin  yaşam  ışığını  sürdürmek ve  yaymak  için  gözümüzü  karartıp diğer  yıldızlara  doğru  yelken  açmak ve  ilk  “Tip 3”  uygarlık  olmak  zorundayız…

Evren,  birileri  tarafından  tecrübe  edilmemek,  tadılmamak  için  fazla  güzel…

Yararlanılan  Kaynaklar:

https://www.youtube.com/watch?v=sNhhvQGsMEc

http://www.universetoday.com/120146/animated-explainer-on-the-fermi-paradox-from-kurz-gesagt/

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s